UEFA, Avusturya maçında attığı golden sonra “Bozkurt” işareti yapan milli futbolcu Merih Demiral hakkında ‘uygunsuz hareket’ sebebiyle soruşturma başlattı. A Milli Takımımızın Avusturya’yı 2-1 mağlup ettiği karşılaşmanın yankıları sürüyor. Milli futbolcumuz Merih Demiral, attığı 2 golün dışında Avusturya’ya inat yaptığı bozkurt selamıyla da dikkat çekmişti. Jude Bellingham’ın yaptığı ahlak dışı...
03.07.2024
0
Türkiye’de Suriyelilere karşı yabancı düşmanlığı yükselirken Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen ve aslı olmayan ‘Gereğinden fazla merhamet, vatana ihanettir’ sözüne karşılık Atatürk’ün 1937’de bir yemekte sarf ettiği ‘Suriyeliler zeki, modern ve nazik insanlardır’ sözleri dolaşıma girdi. Son dönemde Türkiye, tehlikeli bir yabancı düşmanlığı provokasyonu ile karşı karşıya. Özellikle savaştan kaçarak Türkiye’ye...
03.07.2024
0
TÜİK’in Haziran ayı enflasyon rakamını duyurmasının ardından kamuda çalışanların ve emeklilerin de zam oranı belli oldu. Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, zam oranlarına ilişkin olarak “Maaş ve ücretlerdeki erime bitsin artık” açıklamasını yaptı. Milyonlarca memur, memur emeklisi ile SSK ve Bağ-kur emeklilerinin beklediği kritik enflasyon verisi açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre...
03.07.2024
0
Ekonomi ve alım gücü konusunda eleştirilerde bulunan Bülent Arınç, bir sene önceki 70 liralık market poşetini 170 liraya dolduramadıklarını söyledi. Türkiye’de seçim sonrası siyasi gündem yoğunluğu azaldı. Son dönemde ise ‘normalleşme, yumuşama’ söylemleriyle birlikte yeniden gündem yoğunluğu oluşurken en önemli maddelerden biri de ekonomi… Belli aralıklarla demeç vererek gündeme ilişkin...
03.07.2024
0

Ben sana inanmıyorum müdür!..

Ben sana inanmıyorum müdür!..
Yayınlama: 01.06.2024
5
A+
A-

Antalya İl Sağlık Müdürü Evren Ekingen Bey, 
Seni tanımam bilmem. 
Yolda görsem tanımam. Ve bu yazım sana zatıalinize naçizane bir gariban mektubudur. 
Basın toplantısı yaptığın gün Antalya dışındaydım. 
Ama bu demek değil ki Antalya’daki gündem konularını takip etmiyor, konulardan uzak kalıyoruz. 
Hele hele 1960’lı yıllardan bu yana Antalya’nın merkezi yükünü sırtlamış, nice doktorlara mekan olmuş, dertlere şifa dağıtmış, özellikle de garibanların sığındığı yuva haline gelmiş bizim eski SSK, sizin Atatürk Devlet Hastanesi’nden hiç de uzak kalmaya niyetim olmayacak. 
Allah bana nefes verdiği sürece de, halen elde kalmış Antalya’nın rantı yüksek son kalesinin peşkeş çekilmemesi adına canım pahasına mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim. 
Ben adına “Peşkeş” yakıştırması yapıyorum da. 
Sen yapma. 
Zaten makam mevkin nedeniyle yapamazsın da ne olur kimseyi de kandırma. 
Biliyorum sen bürokratsın. Dolayısıyla ne denirse onun peşinden gitmek, denileni söylemek zorundasın. 
Devlet adamısın da, son basın toplantısında, “Atatürk Devlet Hastanesi’nin yerine 500 yataklı hastane yapılması konusunda mutabakat aldık” demişsin. 
Kimden aldın müdür o mutabakatı? 
“Şehir merkezinde polikliniklerin kapanmasını istemiyoruz” diye de eklemişsin ve “Acil servis ve birinci basamak tedavileri devam edecek” deyip Antalya’nın diğer ilçe hastaneleri ve sağlık kuruluşlarıyla ilgili bilgiler verip toplantıyı bitirmişsin. 
Müdür Bey, 
Senin ya da ailenin maddi durumu nedir inan bilmiyorum. Ama sözünü ettiğin eski SSK yani Atatürk Devlet Hastanesi garibanların hastalandığında kendilerini can havliyle attıkları, şifa aradıkları ilk yerdir. Zira 1968 yılından beri şehrin tam göbeğinde ve o garibanların yürüme mesafesindedir. 
Hemen üst tarafından raylı sistem geçer. Acilin önünde de toplu taşıma durağı mevcut. 
Bir gariban çok çaresiz kalsa taksiye binip hastaneye gelmek istese 100 TL bile tutmaz taksi ücreti. 
Ne demek istediğimi az çok anlamışsındır. 
Peki öve öve bitiremediğin Şehir Hastanesi nerede? 
Bırak garibanın oraya toplu taşıma ile gidebilmelerini, kendi araçlarıyla bile akaryakıt yetiştiremezler. 
Raylı sistem desen zaten yok. 
Yürümekten bahsetmeme gerek kaldı mı? 
Sen müdürsün müdür. 
Ve bana buradan müdür hikayesi anlattırma lütfen müdürlüğünü yap çare üret. 
Bahaneyi herkes ortaya koyuyor. 
Kısa ve net olunması bu kadar mı zor? 
Atatürk Devlet Hastanesi’nde neredeyse cihaz kalmadı taşınmaktan. 
Ameliyatları yüzde 100 olmasa da durduran da ben değilim. 
Hastanenin akıbeti belli değil akıbeti. Ve basın toplantında da net olarak “Şu olacak. Bu olması işin start düğmesine falanca gün başlıyoruz” diyememişsin. 
Ama, “Antalya Şehir Hastanesi’nde, Döşemealtı’nda bu ihtiyaçları karşılamamız gerekiyor. Atatürk Devlet Hastanesi, eski usul koğuş sistemi, tuvalet banyonun koridorda olduğu 4-5 yataklı servisler var. Antalya’da daha kaliteli ortamlarda sağlık hizmeti sunmak istiyoruz. Hasta, çalışan güvenliği iş sağlığını sağlama adına Atatürk Devlet Hastanesi’nin yerine 500 yataklı hastane yapılması konusunda mutabakat aldık” demekten geri durmuyorsun. 
Sağlık Bakanlığının 2025 ve 2026 yıllık programlarında dahi söz konusu yer için ne yıkım ne yeni yapım planlaması var müdür. Neyin mutabıklığından bahsediyorsun? 
Garibanlar Mazıdağı’ndaki Şehir ve Döşemealtı’ndaki hastaneye gidemezler. 
Belli ki gitmeye mecbur bırakacak gibisiniz de siz bir sağlıkçı olarak insanlara şifa dağıtmanın tersine bana göre “Ölün” diyorsunuz. 
Zira oraya gidip gelmekten bırakın hastaları ambulans şoförlerine bıkkınlık gelir. 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.