Türk tarihçi, akademisyen ve yazar Hocaların Hocası İlber ORTAYLI'nın hayatını
kaybetmesi Türkiye gündeminde yerini aldı.
Kırım asıllı Türk Dünyasının Yıldızı Türk tarihçi, akademisyen ve yazar Hocaların Hocası
Profesör Dr.İlber ORTAYLI uçmağa çıktı.
İnsanlar… Doğar… Yaşar…Ölür…
Ömrünü tamamlar ve bir gün edebi dünyaya göç eder.
Ölümü tadar, tıp ki doğumu tattığı gibi.
Yaşar iken bir türlü doyamadığı, yaşadığı dünyadan bir gün gelir ayrılmak zorunda kalır ve
uçmağa çıkar…
İnsanın ilk yaratılışından beri doğum-yaşam-ölüm döngüsü hep böyle aynı süreçte devam
eder. Dini kitaplarda ilk insan , ilk peygamber olduğuna inanılan Hz. Âdem ve eşi Havva’dan
itibaren asırlardır devam etmiş ve kıyamet oluşumuna kadar da devam edecek..
Bazı insanlarda sınırlı ömürde, yaşadığı dünya hayatında düşünceleriyle, kurduğu
davasıyla, hayat felsefesiyle, yaptıklarıyla, yapmak istedikleriyle, eserleriyle öldükten
sonrada iz bırakırlar…
Öldükten sonra da düşünceleri, davası, meydana getirmiş olduğu eserleri, ondan etkilenen
kişiler tarafından kuşaktan kuşağa aktarılır, eserleriyle ölümsüzleşen insanlar olurlar.
İslam Dünyasının yetiştirdiği âlimlerden Süleyman Hilmi TUNAHAN’IN dediği gibi
“Meyve veren ağaca kuru denilmediği gibi, eseri devam eden zevata da ölü denmez. “ Eserleri
yaşayan zevata ölü denmez. Eserleri topluma mal olmuş insanlar, ortaya koydukları
eserleriyle onlar her zaman insanların gönlündedir. Gönüllerde hiçbir zaman ölmezler.
Ben bugün 13. 03. 2026 tarihinde 78 yaşında hakkın rahmetine kavuşan, yaşadığımız
döneme ilmi çalışmalarıyla, tarih sohbetleriyle, bilgi donamıyla, konuşma üslubuyla tarihi
sevdirmesiyle, verdiği eserleriyle damgasını vuran, dünyaca ünlü tarihçi Kırım asıllı
Hocaların Hocası Prof. İlber ORTAYLI’dan bahsetmek istiyorum.
Ramazan ayının sonuna yaklaştığımız günlerde 13 Mart Cuma Günü tüm televizyon
kanallarında İlber ORTAYLI’nın ölüm haberi ile yaşamından kesitler ve yorumlara yer
verilmesi beni oldukça etkiledi. Belki ikimizin de aynı coğrafyadan KIRIM’dan yıllar önce
göç etmiş, Kırım muhaciri ailelerden gelmemiz ortak bir kaderi paylaşmamızda buna sebep
olabilirdi. ORTAYLI’nın ailesinin Rus Diktatör Stalin’nin döneminde Kırım’dan göç etmesi
göç hikayesinin kuşaktan kuşağa aktarılması gibi, benimde ailem 1856 Osmanlı -Rus Savaşı
sonrası Kıırım’dan sürekli ak topraklara (Anadolu’ya) göçün olduğu dönemlerde, onlarda
oradan gelen Kırım muhaciri bir aile olarak, hep o göç edilen topraklarda sürmüş yaşantılarını
kuşaktan kuşağa aktarmışlardı. Rahmetli Kırım’lı Gavle ninemin Kırım’dan İslamıbol’a
(İstanbul) vapurla geldiklerini anlatışı, 20 hanenin Antalya’da Kırım mahallesi denilen yere
(Şimdi Kızıltoprak-Çaybaşı Mahallesi hudutlarında.) yerleşmeleri, göç hikayeleri halen
hafızamda yer almakta .
ORTAYLI Hoca’da , Halil İnalcık, Cengiz Dağcı , Kemal Karpat, Muazzez İlmiye Çığ,
Aziz Nesin, Cüneyt Arkın, İlhan Mansız , Orhan Gencebay, Müge Anlı, Aydan Şener, Kartal
Tibet, Ersan İlyasova, Vehbi Koç, Gürer Aykal, Remziye Alper, Nesrin Sipahi , Sami Aksu,
Yıldız Ayhan, Orhan Gencebay. Erol Büyükburç, Esin Engin, Emel Müftüoğlu, Mithat
Körler, Ulvi Kırımlı, Ozan Orhon. Suzan Avcı, Zihni Göktay, Meral Konrat, Çetin Altan,
Afet Ilgaz, Adnan Menderes, Sabri Ülker, Necip Hamlemitoğlu, Ahmet Tevfik Okday (Son
Osmanlı Sadrazamı), Yusuf Akçura, Ahmet İhsan Kırımlı, Serdar Ortaç…..Gibi geçmişten
günümüze bağrında birçok aydın, düşünce adamı, yazar, şair sanatçı yetiştirmiş Kırım Türk
Diyarının insanıydı.
O, özellikle Kırım Hanlığını, Kırım Tatarlarının ihtişamlı hayatlarını, tarihini , kültürünü,
tarihi süreçlerini anlatırken, onu merakla dinleyen ben ve benim gibi daha nice Diaspora’da
Anadolu’da yaşayan Kırım Tatar asıllı insanlarda, tekrar Ata yurda KIRIM’a kavuşabilme
ümidi gönüllerde olsa artardı.
İlber ORTAYLI hocamız binlerce talebe yetiştirmiş dünya çapında saygın ilim adamı ulu
bir çınardı .
İlber ORTAYLI HOCA’nın, Akademik kariyerinin dışında hayata karşı bakış açısıyla da,
doyumsuz sohbetleriyle, bilgi birikimiyle dikkat çekerek ardında silinmez bir izler bıraktı.
ORTAYLI HOCA, tarih bilinci, eğitim, okuma ve yaşam disiplini üzerine çarpıcı
tespitleriyle konuşma üslubuyla topluma kendini sevdirdi.
Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen, Osmanlı ve Avrupa
tarihi üzerine derin bilgisi, keskin zekası, "cahil" ve "ya ya ya, şa şa şa" gibi ikonik çıkışları,
entelektüel kişiliği, çok dil bilmesi ve disiplinli yaşam tavsiyeleriyle tanınan, bilge ve dobra
şahsiyetiyle geniş kitlelerin takdirini ve saygısını kazanmış bir tarihçi olarak anıldı.
O, hayatı boyunca insanların kendini geliştirmesini, okumasını, tarih bilincine sahip
olmasını ve hayatı dolu dolu yaşamasını istemiştir. “Bir Ömür Nasıl Yaşanır? “ adlı kitabında
vurguladığı gibi, gençlerin çok yönlü yetişmesini, dil öğrenmesini ve dünyayı gezerek kültür
edinmelerini tavsiye etmiştir. Ayrıca Türk tarihinin doğru kaynaklardan öğrenilmesi
konusunda da oldukça titiz davranmıştır.
Onu dar anlamda bir “Tarihçi” olarak düşünmek elbette yetersiz kalır. Bizzat tarih
disiplinine şekil vermiş, kendi metodolojisini ve bilgi birikimini tarihçilik mesleğine
kazandırmış bir kişi olarak ORTAYLI, bilim çevrelerinin üzerinde uzlaştığı seçkin bir isimdi.
Tarihi bize sevdiren Üstat Hocamız İlber ORTAYLI’nın söylediği toplumu yönlendiren
aydınlatan o kadar güzel sözler var ki ; ben sadece bir kaçına yazımda yer vermek istiyorum.
"Cahillik değil, yarı cahillik tehlikelidir. En tehlikelisi, az bilgiyle her şeyi bildiğini
sanmaktır".
"Kitap okumak ve kütüphaneler kurmak bir memleketin aydınlanması için şarttır ama
yetmez. Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir".
"Bir toplumu dejenere etmek istiyorsan, yarım eğitim vereceksin".
"Okuma alışkanlığı için galiba iyi bir eğitim ve insanların yalnız kalmayı sevmesi baş
şarttır".
“Avrupalılar Amerika’yı bizim kadar sevmez. Amerikan budalası olanlar Türklerdir.
Koca koca insanlar ‘Green Card aldım’ diye övünüyor. Ne ayıp şey ya! Sen amele misin?”
'Cahillik hiç ayıplanacak bir şey değildir, hatta cahil tutarlıdır kendi içinde. Kötü olan yarı
cahillerdir.'
'Türkiye çılgın bir müzik gibidir veya derin anlamlı bir şiir… İnsanı hem yorar hem de
mutluluk verir.'
'Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır, insanın yüzü bir kitap gibi okunabilir, ifadeniz bomboşsa
da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın.'
'Birbirlerini tanımayan, birbirlerinden şüphe eden kitlelerin bulunduğu yerde ne sulh-ü salah
yani barış, ne de onurlu bir eşitlik olur.'
'Tarihi bilelim, ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kurabilmek için.'
“Bilincimizdeki ilerleme, bilgimizdeki ilerlemeyle değişir.”
“Sizden farklı düşünen insanların savlarını da dinleyin. Yalnız dikkat edin, cümlenin
içerisinde ‘düşünen’ ibaresi var. Bu ayrımı iyi yapın.”
“Her nefis ölümü tadacaktır, ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazmalı. Tabutlara,
mezarlıklara değil.”
“En utanılacak yönümüz; tarih yaptığımız halde tarih öğrenmemek, bilimsel yöntemle tarih
yazmamak konusundaki ısrarımızdır.”
“Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir.”
"Türkiyeli diye bir şey olmaz, Türk Türk'tür. Türklüğü kabul etmeyen kendisini söylesin.
Ben seninle aynı kararsızlık fidesine girmek için Türkiyeliyim diyerek gezemem"
"İslamiyet olmasa Türk olmaz, reaksiyonu çıktı. Peki, olmadı. İslamiyet kim, benim diyor.
O da enteresan. Peki siz niye Müslümansınız...”
Prof.Dr.İlber ORTAYLI Hayatı ve Eserleri ;
“ Türk tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947’de Avusturya’nın
Bregenz kentinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İki yaşında ailesiyle
beraber Türkiye’ye göç edip ilk ve ortaöğrenimini İstanbul ve Ankara'da gördü. ‘’Gazi
Mustafa Kemal Atatürk’’ kitabının yazarı Ortaylı, 1965'te Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun
olup 1968’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Dil ve
Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Ardından Viyana Üniversitesi'nde
Slavistik ve Orientalistik okudu. Yüksek lisans çalışmasını Prof. Halil İnalcık ile Chicago
Üniversitesi'nde yapan Ortaylı 1978’de doktora derecesini Ankara Siyasal Bilgiler
Fakültesi'nden "Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler" adlı tezi ile aldı. 1979’da "Osmanlı
İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu" çalışmasıyla doçent, 1989’da ise profesör oldu. Yazar
İlber Ortaylı 1974’te ilk eseri “Tanzimat'tan Sonra Mahalli İdareler”, 1979’da alanında
kaleme alınmış ilk eser olan “Türkiye İdare Tarihi” adlı kitabı yayımlandı. 1986’da
“İstanbul'dan Sayfalar” kitabı ile İstanbul’u akademik bir açıdan anlattı. Viyana’dan Oxford’a
birçok üniversitede misafir öğretim üyeliği yapan Ortaylı, seminer ve konferanslar verdi.
Yazarın, 16. yüzyıl ila 19. yüzyılı Osmanlı tarihi ve Rusya tarihi ile ilgili makaleleri yerli ve
yabancı dergilerde yayımlandı. Bu süreçlerde yazmayı bırakmayan yazar İlber Ortaylı,
2000’de “Osmanlı Aile Yapısı”, 2001’de “Tarihin Sınırlarına Yolculuk” ve “Osmanlı
İmparatorluğu'nda İktisadi ve Sosyal Değişim” adlı kitaplarıyla eserlerini okuyucusuyla
buluşturmaya devam etti. 2000’de Galatasaray Üniversitesi’nde, 2004’te Bilkent
Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışan Ortaylı hâlen Galatasaray Üniversitesi’nde tarih
dersleri vermeye devam ediyor. İlber Ortaylı kitaplarıyla tarihi her yaştan Türk insanına
sevdirme konusundaki faaliyetleri nedeniyle Aydın Doğan Ödülü'ne, 2006’da Avrupa ile
Akdeniz arasında Lazio Ödülü’ne, 2007’de ise Vladimir Putin imzasıyla verilen Puşkin
Madalyası’na layık görüldü. 2004 yılından 2013’e kadar tarih konularını ele alan TV
programları yaptı. 2012’de Osmanlı-Türk tarihi kitabı olan “Yakın Tarihin Gerçekleri”
yayımlandı. 2016’da “İttihat ve Terakki” 2018’de ise “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” kitabı
yayımlandı. İlber Ortaylı en iyi kitabı “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”ı 2019’da sevenleriyle
buluşturdu. Tarih ve araştırma alanında eserler kaleme alan İlber Ortaylı son kitabı ‘’İnsan
Geleceğini Nasıl Kurar?’’ İle 2022 yılında raflardaki yerini aldı. 40’tan fazla (bazı
kaynaklara göre 100’ün üzerinde) eseri bulunan yazar, 7 dil biliyordu.”
ORTAYLI Hoca, yorulmak bilmeyen çalışmalarının sonucunda 40’tan fazla (bazı
kaynaklara göre 100’ün üzerinde) eser, yüzlerce makalesiyle modern tarih çalışmalarında
çığır açmış ve Türkoloji çalışmaları, Osmanlı mirası ve yakın tarih konularıyla onu dünyaca
saygın bir konuma getirmiştir.
O, Türkiye’nin Türk Dünyasının, Dünya Tarihinin en büyük en seçkin tarihçisi olarak,
hep öğrenmeyle öğretmekle araştırma yazma ile Türk Milletine sevdayla, dünya tarihine
kalıcı eserler üretmekle geçen bir ömürde, edebi-bilim yönünden devamlı üretken bir hayat
süren Üstat Hocaların Hocası Prof.Dr. İlber ORTAYLI’ya Allah'tan rahmet, başta ailesi
olmak üzere, Türk Halkının, bütün Türk dünyasına başı sağ olsun diliyorum.
Üstat! Kırımlı Hemşerim Değerli İlber Hocam ! Türk Milleti seni hiç unutmayacak,
eserlerinle, düşüncelerinle hep gönüllerde yaşayacaksın…
Uçmağa çıkan Prof. Dr. İlber ORTAYLI’nın ruhunun da, Tanrı dağlarının eteklerinde,
Oğuz hanla, Bilge Kağanla, Kültegin Kağanla, Cengiz Hanla, Cuci Hanla, Batu Hanla,
Çağatay Hanla, Devlet Geray Hanla, Sefa Geray Hanla, Mengli Geray Hanla Alper Tunga,
Kürşat, Atilla, Alpaslan, Osman bey, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni, Numan Çelebi Cihan,
Ziya Gökalp, İsmail Gaspıralı, Yusuf Akçura, Necip Fazıl , Atatürk, Nihal Adsız Bey,
Alpaslan Türkeş,İsa Yusuf Alptekin, Ebulfez Elçibey, Muhsin Yazıcıoğlu ile … Nice isimsiz
Türk kahramanlarıyla…birlikte olacağına inanıyorum..
O her zaman ünlü Tarihçi, Tarihi sevdiren kişi olarak Türkiye’de, Türk Dünyasında,
Dünya ülkelerinde sevgi ve saygıyla hatırlanacak, ONUN İSMİ UNUTULMAZLAR
ARASINDA HEP YER ALACAK..
Ruhun şad olsun, Üstat Değerli Hocam Kırımlı Hemşerim İlber ORTAYLI….