“Üstat Ömer Seyfettin’in ne güzel demiş “Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk gibi duyarız ve Türk gibi yazarız.” Diye.”
Sevgili okurlarım!
Bugün makale yazımda son yıllarda ülkemiz insanında tespit ettiğim milli değerlere olan hassasiyetin yok edilme çalışmalarından bahsedeceğim.
Milli değerlerimiz konusuna başlamadan önce kısaca insani değerlerden de bahsetmek istiyorum.
Yeryüzünde yaşayan canlılar arasında insan bilindiği gibi en ayrıcalıklı yaratılmış bir varlık. İnsanı diğer canlılardan ayıran en üstün ayrıcalıklı özelik ise, düşünme ve bunu dile dökme yeteneğine sahip olması. Ancak kendisine bahşedilmiş olan bu yeteneklerini, insana yakışır biçimde kullanabilmesi için bir insanın, “insani değerler” adı verilen bazı değerlere sahip olması ve bunlar ışığında hareket etmesi gerekiyor. İnsani değerleri daha anlamlı anlaşılması için “insanı insan kılan değerler” de diyebiliriz. Çünkü ancak insani değerlere sahip olan bir insan, çevresine ve diğer canlılara duyarlı, saygılı, insanlara topluma karşı hoşgörülü, adil, dürüst ve alçak gönüllü olur.
İnsani değerlere önem veren bir toplumda, bu bilincin olgunlaşıp iyi kullanılması aynı zamanda milli değerlere de olumlu yansır.
Ülkemizde yaşadığımız toplumda maalesef insani değerler önemini yitirirken aynı zamanda milli değerlerinde önemi yitirmeye başladığını görmekteyiz.
Milli değerlerimize belli kesimlerce son yıllarda sürekli sataşılıyor, yıpratılıyor, hatta yok edilmeye ilişkin faaliyetler yürütülüyor.
Millilik duygularından, milli değerlerden lafa gelince konuşuluyor, uygulamada ise çok farklı yöntem izlenmekte, Millilik hiçe sayılmakta, milli değerler adeta yok edilmekte, milli bayramların içi boşaltılmakta, toplumda sarsılan insani değerler ile birlikte milli değerlere olan hassasiyette her geçen gün azalmakta.
Sosyolog, toplum bilimcilerin bu konuda birçok çalışmaları tespitleri olmakla birlikte, sıralanan nedenlerin en başında ülke ekonomisinin kötüye gitmesi insani değerleri zayıflatıyor, ekonomik sistemin bozulmasıyla beraber milli değerlerde bozuluyor, sistemin bozulmasıyla oluşan toplumsal çöküş sürecinde de, belli kesimlerde sürekli milli değerlere sataşma yapılıyor.
Yazımın başında kısaca insani değerler, milli değerlerden bahsettikten sonra yitirilmeye başlanılan milli değerler konusunda günümüzde yaşadığımız toplumda karşılaştığımız olay/olaylara tanık olmaktayız.
Bu konu ile alakalı Bayram öncesinde skandal bir olay yaşandı. Bende yazı köşemde bu konuya değinmeden geçemedim. İstiklal Marşımızın kabulünün anma gününde yine bir skandal daha tanık olduk. Bayramdan önce Karaman'da düzenlenen programda İstiklal Marşımız Arapça okundu. Devleti temsilen etkinliğe katılan yetkililerde maalesef bu skandalı canlı canlı izledi. Bu ilk değildi, daha öncede birkaç yerde aynı senaryo uygulanmıştı.
Birileri Türk Milletinin milli değerlerine hassasiyetini ölçmeye sınamaya çalışıyor.
Geçmişten sadece birkaç habere göz attığımızda;
2015 yılında “Adana'nın Aladağ ilçesinde imam hatip lisesi öğrencisi, İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü etkinliğinde İstiklal Marşı'nın ilk 2 kıtasını Arapça okudu.”
2019 yılında “Kırıkkale Üniversitesi'nde düzenlenen 'Dünya Arapça Günü' etkinliğinde İstiklal Marşı'nın Arapça okunmasına tepkiler dinmiyor.”
Araştırdığımız zaman her yıl, her zaman bu konuda birçok haberi bulabiliriz.
Ülkemizde Arap sevdalısı, Arap kültürüne hayran insanlar olduğu müddetçe de bu tür girişimler olacaktır. Tarih araştırmaları yapan biri olarak bizim Araplar ile din dışında hiçbir ortak yönümüz yok. Araplar Kültürümüz, coğrafyamız, yaşam felsefemiz, töremiz, ananevi adetlerimiz çok farklı. Hatta Arapların dini yaşayışı yorumlamaları bile Türk İslam anlayışı ve yaşayışından çok değişik. Türk Alimi Maturidi’nin metot ve felsefe anlayışında da bunu açıkça görebiliriz.
Araplar, 642'de Nihavend Muharebesi ile Orta Asya'ya ulaşmış ve bölgede dağınık halde olan Türk varlığını yok etmeye çalışmış, direnenleri kılıçtan geçirmiş, zorla kılıçla Müslümanlığı kabul ettirmeye çalışmışlar, oluk oluk Türk diyarında Türk kanı akıtmışlardır. Bu konuyu “karartılan 70 Yıl” adlı araştırma yazımda detaylı şekilde ele aldım.
Konuyu detaylı irdelediğimizde görürüz ki; Arap sevdalılarının ortak özelliklerinden biride milli değerleri hiçe sayarlar ve Atatürk’e devamlı saygısızlık yaparlar. Müslümanlık inancında, İslamiyet tüm insanlara inmiş bir din olup, sadece Arap Milletine mahsus bir din asla değildir.
12 Mart tarihine gelince, bu tarih Türk milleti için önemli günlerden sayılıyor. Bu tarihte Milli Marşımız “İstiklal marşı “kabul edilmişti. Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921′de TBMM tarafından 'İstiklâl Marşı” olarak kabul edilmesiyle TÜRK MİLLETİ’NİN MİLLİ MARŞI oldu. 1921 yılında yapılan” Milli Marş “yarışmasına 724 eser katılmış, Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı “İstiklal Marşı “ eseri birinci seçilerek, 12 Mart 1921 tarihinde de TBMM'de İstiklal Marşı olarak kabul edildi.
Dil, bir milletin kimliği; milleti bir arada tutan bağdır. Milli marş ise o milletin bağımsızlık sembolüdür. Dolayısıyla, bağımsızlık sembolü olan marş, kimlik olan milli dilde okunur. Buradan tekrar hatırlatmak isteriz ki, anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez maddelerinden olan 3. maddesi; “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı'dır. Başkenti Ankara’dır” şeklindedir.
MİLLİ MARŞ, MİLLİ DİLDE OKUNUR!
Hangi ülke milli marşını yabancı dilde okuyor?
Araştırdığımızda görürüz ki hiçbir millet milli marşlını farklı bir dilde okumaz, kendi milli dilinde okur. Dil, bir milletin kimliği; milleti bir arada tutan bağdır. Milli marş ise o milletin bağımsızlık sembolüdür. Dolayısıyla, bağımsızlık sembolü olan marş, kimlik olan milli dilde okunur.
Üstat Ömer Seyfettin’in ne güzel demiş “Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk gibi duyarız ve Türk gibi yazarız.” Diye.
Bende birçok duyarlı bilinçli Türk Milleti Sevdalısı vatandaşlar gibi Yüce Atatürk kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde, Türk Milletinin Milli marşından Türk dilini silercesine yapılan bu uygulamayı ibretle kınıyorum, şiddetle karşı çıkıyor yapılanın Arapça Milli Marş okuma merasiminin Türk Milletine, İstiklal Marşımıza saygısızlık olarak addediyorum.
Son olarak belirtmek isterim ki, son yıllarda bazı kesimlerce şehit kanıyla sulanmış ay yıldızlı al bayrağımız tartışmaya açılmaya çalışıldı, BAŞARAMADILAR.
Yine bazı kesimlerce son zamanlarda Türk kimliği gündeme getirildi, yeniden kimlik tanımı yapılmaya başlanıldı, BAŞARAMAYACAKLAR.
Bazıları özellikle Arap sevdalılarınca defalarca milli marşımız Arapça söylenerek Milli Marşın özünün değiştirilmesine çalışıldı BAŞARAMADILAR.
Türk Milleti için Milli Marş kadar öneme haiz, Türk çocuğuna Milli Ruhu aşılayan ‘Türk’üm, doğruyum, çalışkanım’ diye başlayan andımızın da Danıştay kararına rağmen hala okutulmaması ise akıllarda bir soru işareti olarak kalmaktadır.
Son yıllarda bazı kesimlerce özellikle Arap sevdalılarınca milli değerlerimize sataşmaların moda olmaya başlamasıyla milletimiz adeta tepkisi sınanmaya ölçülmeye çalışılmaktadır.
Türk Milleti Düşmanları Bilsin ki; Türk Milleti, devletiyle, vatanıyla ülküsüyle, milli değerleriyle bölünmez bir bütündür. Kazım MİRŞAN Hocaya göre Türk Milleti 16 bin yıl önce tarih sahnesine çıkmıştır. Kazım Mirşan'a göre Tarihte bilinen ilk devlet Hun Devleti değil, Bir Oy Bil Devletidir. Ardından At Oy Bil ve Türük Bil Devleti gelmektedir. Türk Milleti milli değerlerine farklı coğrafyalarda, isimleri farklı devletler ile töresine ananevi ata kültürüne milli değerlerine sahip çıkarak bugünlere gelmiştir. Milli değerlerine milli kültürüne töresine sahip çıkarak ilelebet de var olacaktır. Binlerce yıllık mazisinde milli benliğini koruyan Büyük Türk Milleti, nereden ve kimden ne şekilde gelirse gelsin, milli benliğine, milliliğine karşı her türlü müdahaleye karşı koyacak güçte ve azimdedir.
Atatürk güzel sözü ile yazımı noktalıyorum. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Sağlıcakla!
Milli değerlerinize sahip çıkarak kalın !