Vedat Gürhan


Nerede Kalmıştık?

Uzunca bir aradan sonra herkese merhaba.


Bu kez gerçekten baya bir ara verdik yazıp-yazmama konusunda ama, Selami Şahin meslektaşımın, ‘Abi herkes bildiği işi yapacak. Sen bildiğini yapmamakla neden diretiyorsun ki. Senin gibi bir kalemin Antalya’da suskun kalması bize değil Antalya’ya ihanet gibi bir şey’ deyince 1 yıldır her teklifi geri çevirdiklerim aklıma gelivermesine karşın yumuşadım.

Şükür ki mesleği devam ettirmek adınadır o yumuşamamız. Yoksa bizi bilen bilir ne de olsa Beşkazalıyız, başka yumuşaklık kimse bekleyemez.

Dedik ya, ‘Herkese Merhaba’ diye..

Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Nerede mi kalmıştık?

Emin olun benim en son yazımın konusu Mustafa Akaydın idi. 2014 yılında seçimi Kaybedip zaman kazanmak adına itiraz üzerine itiraz edince bundan şüphelenmiş, ‘Akaydın bir şeyler çeviriyor uyanık olmalıyız derken bir gün sabahın köründe çalan telefon ile uyanmış, evrakları yaktıracağı ihbarını almıştık.

Bizzat yaptığım o baskında da evraklar yakılırken yakalamış görüntü ve resimlemeyi de başarmış gazetecilik adına resmen suçüstü yapmıştık.

Önce, ’Değersiz evraklardı ben yakın’ dedim diye kendisini savundu Akaydın.

Sonra, ‘Senaryo. Bana iftira atıyorlar’ bahanesini uydurmuştu.

Dikkat  ederseniz, ‘Muştu’ diyorum zira, gelip geçeli tam 6 yıl oldu.

6 yılda dünyana neler oldu neler. Saymaya kalksak gazete sütunlarında yer kalmaz.

Ama şu son bir yıllık süreçte gördük ki CHP zihniyetinde zerre kadar bir şey değişmemiş.

Ben böyle diyorum ya, eminim anında AKP yakıştırması yapılacaktır. 1 yıldır her gelen, ‘Yazı yazmayacak mısın yazacaksan bize yaz’ diyenlerin o tekliflerini neden her seferinde geri çevirdim biliyor musunuz?

Bizim mesleği ne yazık ki hem gazetecilik hem de politikacılık yapmak isteyenler ayaklar altına düşürdü de ondan.

Tarafsız gazeteci var mıdır ki?

Bence yoktur.

Ben dahil.

Bendeniz özünde, vicdanında, geçmişinde ve yüreğinde sapına kadar Sosyal Demokratım ama Menderes Türel’in yaşadığım çocuklarımın da yaşamakta olduğu, torunumun yaşamaya başladığı Antalya kentine yaptıklarını görmeyip gerekirse kör olacak tiplerdeki Sosyal Demokrat geçinenlerden değilim.

O tiplerden hiç olmadım kimse de yapamadı şükürler olsun.

Hal böyle olunca Muhittin Böcek devrinde herkesin icraat bekleyip, seçim vaatlerinin yolunu gözlemeye başladığı bir ortamda kim benden susmamı bekleyebilir?

Hani yukarıda, ‘CHP zihniyetinde değişen hiçbir şey yok’ demiştim ya.

Koskoca 15 ay geldi geçiyor. CHP’li Muhittin Böcek yönetiminin yaptığı, Deniz Otobüsleri ile Nostalji tramvayını seferlerden kaldırıp Mustafa Akaydın’ın yaptığı gibi çürümeye terk etmek. Türel döneminde bedavaya olan oto parkları paralı hale getirmekten öte elle tutulur hiçbir icraat yok.

Ben Antalya’da kimseye göbeğinden bağlı olmayan özgür bir gazeteci olarak bu zihniyetli idare ile 4 yıl daha, futbol topuyla mı desem, basket topuyla mı desem bilemiyorum da yakantop topuyla oynar gibi oynarım.

Tıpkı Mustafa Akaydın döneminde yazdığım her yazıdan sonra aldığım olumlu tepkilerin kat be katını Muhittin Böcek döneminde de alacağımdan adım gibi eminim.

Zira 20 yıl Konyaaltı’nda yan gelip yatmayı belediyecilik zannetmiş, Büyükşehir’de de aynısını yapacağını zannediyor!.

Nasıl mı?

Onu da ileriki yazılarımızda okursunuz.