Fatih Gürbüz


İbrahim Ethem Taş ve Cansel Çevikol...

CHP içinde yaşanan Büyükşehir Belediyesini yönet(eme)me kavgasına en son AKP il Başkanı İbrahim Ethem Taş müdahil oldu.


Son derece kötü yönetilen Büyükşehir Belediyesinde kimin yönettiğinin AKP il başkanını sanırım çok ilgilendiriyor ki İçişleri Bakanlığı kararına da karşı gelen bir basın açıklaması yaptı. 

Türkiye'de emsalini hiç bir yerde göremeyeceğiniz bu davranışta İbrahim Ethem Taş'ın hür iradesiyle bu açıklamayı yaptığını düşünmüyorum. Muhtemelen, Taş arkasına bir çok platformda Böcek’e ata dostum diye hitap eden Dışişleri Bakanını alarak bu açıklamayı yaptı.

Yoksa sarhoş fare fıkrasında olduğu gibi (Getirin o kediyi repliğiyle) direk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu hedef alan bir açıklamayı yapamazdı. Kaldı ki Ocak'ta kongresi olan bir il başkan adayı olarak hele ki hiç bir şekilde bu açıklamayı yapmaması gerekirdi. 

Taş açıklamayı bir hukukçu kimliği ile akil adam sıfatıyla yapsaydı belki bir anlamı olabilirdi. Ancak sanırım AKP İl Başkanı olduğunu ya unuttu ya da bir emri yerine getirdi.

Rahmetli Hamza Taş cesur mert bir politikacıydı. Vuruşa vuruşa, korkusuzca siyaset yaparak isim yaptı. Hiç bir siyasi kliğin etkisi altında kalmadı. Kendi cemaatinde bile yanlış varsa asla kimse ona o yanlışı yaptıramazdı. İkbal peşinde olmadan memleket, vatan sevdasına siyaset yaptı.

Hâlâ Hamza Taş'ın adı anıldığında 'yeri doldurulamaz' diye bir şey söyleniyorsa bunun sebebi yeni nesil politikacıların siyasi ikballerini, her şeyin ötesinde görmelerinden geliyor. Muhtemelen birileri tarafından özenle hazırlanan bir metini sadece mail adresinden göndermekten başka bir eylemi olmayan AKP il Başkanı İbrahim Ethem Taş  gönderdiği bu mailin çok daha büyük anlamlar içerdiğini bilemeyecek kadar çömez siyasetçi değildir.

Taş'ın açıklamasının sonunda sanki eleştiriyormuş gibi yaparak 'Koltukta kimin oturduğu değil, şehrin saçma sapan koltuk kavgalarıyla zaman kaybettiğidir önemli olan. Seçimlerden önce demiştik bunlara 3 koyun verseniz kaybederler diye. Nitekim de öyle oldu." şeklinde bir cümle kurması çocuk kandırmacısı gibi bir şey oldu.

Madem kimin yönettiği senin için önemli değil neden bir başka siyasi partinin iç işlerine üstelik taraf olarak karışıyorsun. Taş aslında diyor ki ' arkadaşlar Cansel Çevikol bizim sürekli iş yaptığımız, memur olmasında Dışişleri Bakanımızın destek verdiği bir arkadaşımız. O yüzden biz onun görev yapmasını istiyoruz. Bende emir kuluyum, söyleneni yapmak zorundayım.'  İşte açıklamanın özeti bundan ibarettir.

Bu saate kadar Taş'ın İl Başkanlığını sorgulayan AKP tabanı bu açıklamadan sonra sanırım eleştirilerini çok daha yüksek sesle dile getirecektir. Böyle bir siyasi jargonu gazetecilik hayatımda ne gördüm ne de duydum. Bir bakana biat ederken diğer bakanı yok saymanın parti içinde bir hesaplaşması olacaktır. Bu konu sıradan bir basın açıklaması olarak değerlendirilerek hasıraltına itilecek bir konu değildir.  

Şu ana kadar kamuoyunda babasının adından dolayı verilen siyasi avansı tüketen Taş öyle bir açıklama yapabilmeli ki herkesi neden böyle bir açıklama yaptığına ikna edebilsin. AKP içinde bir grubun güdümünde hareket ederek fütursuz bir açıklama yapabilmek bir tek kişiye siyasi bel bağlamak demektir.

Başkan Erdoğan yarın  bir gün kabine değişikliğine gittiği zaman Taş kendisine yeni bir grup arayışı içine girmemesi için kendisine gelip kongreye kadar farklı bir vizyonu olduğunu ortaya koyabilmesi beklenen bir davranıştır.

Şu ana kadar doğru dürüst eleştiri bile yapılmadığı için sanki son derece başarılı bir il başkanı gibi davranmasının nedeni belki bu yazı ile ortadan kalkabilir.

İnsani ilişkilerde saygıda kusur etmeyen İbrahim Taş siyasi noktada bence sınıfta kalmak üzeredir. Baba mirası en nihayetinde tükenmiş yeni argümanları ortaya çıkarması zorunluluk haline gelmiştir.