Hüseyin Cahit Arıtürk


DENİZCİ ÜLKE;

Denizciliği ülkenin milli ülküsü ve de denizci ülke, denizci millet olma yolunda ilerlemekte olan ülkemiz maalesef istenilen düzeye bir türlü gelememiştir.


Akparti  iktidarının 19 yıllık yönetiminde özellikle ilk dönemlerinde denizci bir ulaştırma bakanımız ve denizci bir müsteşarımız görev aldığında herkes gibi bende gerçekten çok umutlanmıştım. Ulaştırma ve denizcilik bakanımız bilindiği üzere gemi inşa mühendisi Sn. Binali Yıldırım, müsteşarı ise denizcilik fakültesinden masa abim olan Sn. İsmet Yılmaz idi.

İsmet Yılmaz için özellikle ayrı bir parantez açmalıyım.

İsmet abi İTÜ Denizcilik Fakültesi 1982 makine bölüm mezunu   olup, gemilerde uzak yol makine zabiti olarak başladığı çalışma hayatında başmühendis olmuş, bu arada da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiştir. Norveç denizcilik akademisinde deniz işletmeciliği yüksek lisansı yapmış, daha sonra Marmara Üniversitesinde hukuk yüksek lisansını tamamlamış ve doktorasını tamamlamıştır.

Halen Akparti Sivas milletvekilliği yapmaktadır. Kısacası kariyer olarak ülkemizin ötesinde, yurtdışında da müthiş bir cv’ye sahiptir. Bunları neden anlatıyorum denilecek olursa, bu günlerde gündemde olan mavi vatan doğu Akdeniz'deki haklarımız ve kazanımlarımız konusunda biraz bilgi vermek istiyorum. Bilindiği üzere çok önemli bir hamle sonunda Libya ile münhasır ekonomik bölge antlaşmasını İmzalamış ve doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı bölgemizi güvence altına almış bulunmaktayız. Önümüzdeki günlerde ise en kısa zamanda Mısır ve İsrail başta olmak üzere doğu Akdeniz'deki kıyıdaş ülkeler ile bu anlaşmaları imzalamak zorundayız. Doğu Akdeniz'deki müthiş doğal gaz ve hidrokarbon rezervlerine sahip olmak için öncelikle doğu Akdeniz’deki kıyıdaş ülkeler ile münhasır ekonomik bölge antlaşmalarını çözmemiz gerekmektedir.

Bu arada Türkiye mavi vatandaki haklarını koruma çalışmalarını yaparken, senelerdir Yunanlı armatörlere yılda tahminen 10-15 milyar dolar navlunu ödemek durumunda kaldığımızı unutmamız gerekmektedir.

İnanılmaz yetişmiş insan kaynağı olan ülkemizin denizciliğe bu kadar ilgisiz kalmasının hiçbir şekilde izahını kabul edemeyiz. Yüce Atatürk 100 yıl önce denizciliği milli ülkümüz yapmalı ve denizci ülke olmayı başarmalıyız sözü maalesef yeterince yerine getirilememiştir. Üç yanı denizler ile çevrili olan ülkemizin sadece Antalya’ da kıyı şeridi 650 km dir.

Yüce Allah'ın bizlere sunduğu bu büyük nimetleri ülkemiz maalesef ıskalamış ve çok gerilerde kalmıştır. Denizcilik okulu, Deniz Harp Okulu mezunu inanılmaz insan kaynağımız ve profesyonel kadrolarımız ile halen 15 nci sıralarda olan deniz ticaret filomuzu derhal ve en kısa zamanda büyütmeli ve dünya deniz ticaretindeki %1’lik payımızı yükseltmeliyiz. Gemi inşa ve özellikle Antalya Serbest Bölgesindeki yat inşa potansiyelimiz gerçekten gurur verici bir durumdadır. Hiç mütevazi olmadan şunu söyleyebiliriz yat İnşada kesinlikle dünya birincisi durumundayız. İtalyan ve Hollandalı yat inşacılardan tek eksiğimiz marka yatları üretmememiz olmaktır. Büyük ve geleneksel uluslararası markalar haline gelmiş İtalyan, Hollandalı ve İngiliz yatçılar ile rekabet edebilmemizin yolu sadece markalaşmaktan geçmektedir. Bilindiği üzere Asbaş’ta(Antalya serbest bölgesi) birkaç yıldır ve özellikle son bir yıldır küresel piyasalardaki krizlere rağmen çok önemli siparişler alınmış ve 40 /50 m. büyüklüğünde mükemmel motor yatlar inşa edilmiştir.

Özellikle Kerim Kalafatoglu’nun sahibi olduğu Ares yatçılık firması Katar ve Bae ülkelerine askeri amaçlı çeşitli büyüklükte hücumbotlar inşa etmiş ve halen insansız hücumbot yapımı için son aşamaya gelmiş durumdadır. Dünyadaki ilk insansız deniz aracı Antalya Serbest Bölgesinde inşa edilecektir.

Denizci bir aileden gelen bir başkanımızın takdirleri ile en kısa zamanda DENİZCLİK BAKANLIĞININ kurulması dileğim ile…..

Sevgi ve saygılarımla.

İnsan, denizin olmadığı yerde umut adını martı olmalı.

Nazım HİKMET