okan dilek


Cumhur İttifakı'nın ruhu Antalya'da çatırdıyor

Antalya'ya geldiği günden itibaren Sağlık mevzularında ele avuca gelir bir çalışma görülemedi. 


Mevcut hastanelerin bile eksikleri çok fazla iken özellikle bazı hastanelerin tam teşekküllü özelliğe kavuşması ve yer alması  gerekirken bir takım eksikliklerden dolayı basit ameliyatlar bile yapılamadığını cümle alem biliyor.

Pandemi sürecinde odasından çıkmayan Salgın’ı da bahane ederek odasına kimseyi almadığını iddia edilen Ünal Hülür Ankara'da daire başkanı iken Antalya'da il Sağlık Müdürü olmasının eski makamından aşağıda olduğunu belirttiği iddia edilen anlayış tüm bunların yanı sıra geldiği günden itibaren milliyetçi-ülkücü camiaya mensup çalışanlara mobing uyguladığı da ayrıca iddia ediliyor.

Hatta ülkücü Bir doktorun başka bir hastaneye sürüldüğü bundan dolayı da MHP camiasının çok büyük tepki gösterdiği dilden dile dolaşan söylemler.

Cumhur ittifakı ruhuna uygun hareket etmediği için MHP camiasının AKP de sorumluların kapısını çaldığı onların da bu bürokrata sözünün geçmediği iddia ediliyor.

Bundan dolayı MHP yönetiminin ülkücü sağlıkçılara karşı baskı yapıldığı takdirde sorun burada çözülmez ise Ankara’ya iletip kökten çözmeye niyetli oldukları siyasetin taban ve tavanında dillendirilen konuların en başında geliyor.

 İl Sağlık Müdürü Hülür’ün bu davranışları sergiliyor olması Hükümet hakkında ‘Sosyal Medyada Şov paylaşımların kervanına mı katıldığı sorularını akıllara getirmiyor değil hani.  

İl Sağlık Müdürü Ünal Hülür’ün kendisini bu mevkileri adres göstererek memleket ve insanlığa hizmet anlayışı görev yapması için yapılan davet  Antalya’da vefanın bir semt adı olduğunu hatırlatır cinsten. Dava insanı olmak makamlara tercih etmeyen anlayışa sahip olmak demektir.

Vefasızlık alışkanlık yapabilir.

Bu da hiç iyiye alamet bir şey değil. Bu konuda ki görüşümüz,

Vayyy Sen misin bunu böyle yapan” tavrının ortaya koyulmasından daha önemlisi  insanın nerden nasıl nerelerde geldiğini, makamların gelip geçici dünyevi mevzular olduğunu bilmesi gerekmektedir.

Hiçbir “dünyevi” oturduğu koltuğu ve masayı  ebediyete intikal ettiğinde beraberinde götüremiyor.

Bugün yaşananlar karşısında bu konulara maruz kalmış tüm sağlık camiası, çalışan, emekçi, doktor her kim var yoksa bu çatı altında ayıp, yanlış, hatalı davranışlar diye zikrettiği konularda Ünal Hülür’ün hırsına yenik düşmüşlüğünü bizzat yaşamaktadır.

Antalya Sağlık İl Müdürlüğünün yönetiminin başına anlaşılmaktadır ki çalışkan, şehir ile entegre olmayı başarmış, insanı özel kılmış anlayışta personeline devletin şefkatli elinin en güzel örneğini sergileyen Bürokratına ihtiyacı olduğu açıkça görülmektedir.

Bugün tüm bu yaşananlar karşısında sağ duyusunu kaybetmeyen sağlık il müdürlüğü çalışanları umarız yakın zamanda bu mobingci anlayıştan bir an önce kurtulur.