okan dilek


Avuçlarımızın arasından kayıp giden bürokrat

Bürokrat olmak ülkeye ve bu topraklar üzerinde kendilerinden hizmet bekleyen insanlara ulaşarak sahip oldukları tecrübe ve birikimleri aktarmak öncelikleri olmaktadır


Bürokrat olmak ülkeye ve bu topraklar üzerinde kendilerinden hizmet bekleyen insanlara ulaşarak sahip oldukları tecrübe ve birikimleri aktarmak öncelikleri olmaktadır. Çoğu zaman ailesinden daha çok kendilerinden beklenenleri en iyi şekilde ortaya koyabilmek için gece gündüz çalışır durur bu yorulmak bilmez insanlar. Bu bir vali, bir kaymakam, bir eğitim kurumunun önemli masası, yol, su elektrik, asker, emniyet ve aile ile ilgili  aklınıza gelebilecek kamu hizmetinde bulunan tüm değerlerdir onlar

Onlar kendilerini insanların mutluluğu, ülkede huzur ve refahın hüküm sürmesi gelecek kuşaklara daha bir ülke bırakma çabası içerisindedirler. Bu görevde bulunanlar şehir seçmezler, şehir benimsemezler. Nereye gönderilmişlerse orası yurt olur, vatan olur, ekmek, aş ve memleket olur. Antalya Aile ve sosyal Politikalar İl Müdür Yardıncısı olarak görev yaparken yaptığı hizmetler birilerini kıskanndırmış olacak ki saldırı üstüne saldırı yapıldı kendisine. O hiç aldırmadı. Çalışmaya üretmeye Antalya için çabalamaya en iyisini ortaya koymak için gecesini gündüzüne kattı. Görevinin ona verdiği yükümlülükleri adeta tırnakları ile tutarak sahip çıktı hizmet anlayışına. Ancak onun bu performansını kıskanan edepsizler, şer güçler, beter insanlar rahat bırakmadılar.

Bakanlığın yakından tanıdığı ve bildiği, hizmetlerinden dolayı her fırsatta takdir ettiği bu muhteşem bürokratı asla üç kuruşluk mevzulara papuç bırakmak istemedi ve onu Kayseri’ye Bölge Müdürü olarak görevlendirdi. Asla yok demedi. Antalya da kalmak için bir hamle de bulunmadı. Takdir edilmek ve değer bilinmek en büyük hediyedir. Gözünü kırpmadan kollarını sıvadı ve Kayseride müdür olarak görevine başladı. Elini uzatmış çocuklar, kendi çocukları, sokakta kalmış kadınlar, ailesinden bir parça olarak gördüğü anlayışla merhamet ve şefkat dağıttı.

Her geçen gün Kayseri de sevilen, takdir edilen bir bürokrat olarak anılmaya başladı. Antalya dan giderken en çok üzülen, kahrolanlardanım. Çünkü Antalya ya neler verdiği ve neler yaptığının yakın tanığıyım. Bürokrat öyle kolay yetişmiyor, öyle hemen iki yılda parmakla gösterilmiyor. Fedakar olacaksın, cesaretli olacaksın, kararlı ve duruş olacaksın. İşte Nevzat Özer böyle bir bürokrattı ve öyle çok çalıştı ki Antalya da onu kaybettik. İnşallah günün birinde yeniden Antalya da hizmet verirken görmek nasip olur.

Kayseri bürokrasisi ve Kayseri Şehreminleri çok şanslı. Son olarak yaygın yazılı basında ‘Sınır Aşan Merhamet’ başlığı ile ülke gündeminde yaptığı hizmet ve çalışmalar ile Nevzat Özer yer aldı, Kayserinin adını duyurdu. Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan Koruyucu Aile seferberliği, savaş mağduru çocuklara uzanan bir iyilik hareketine dönüşürken Kayseri Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü müthiş bir başarının altına imza attı. Bakanlığın verilerine göre 2012yılında başlayan ‘Gönül Elçileri’ projesinde ‘Koruyucu Ailelik’ sistemindeki çocuk sayısı 7 bin 478’e ulaştı. Toplam Koruyucu Aile sayısı da 6 bin 155’e çıktı. Kayseri Türkiye Genelinde nüfusa oranla 260 koruyucu aile yanında 288 çocukla ilk sırada yer aldı. En çok koruyucu aile ve çocuk da istanbulda (657-719) bulunuyor.

Antalya böylesi çalışkan ve yiğit bir bürokratını ellerinin arasından kayıp gitmesine göz yumdu. Nevzat Özer inanıyorum ki ülkemizin dört bir yanında görev yapmaya hazır daima bu konuda esas duruşta bekleyen bir bürokrat. Ancak onun öngörüleri ve yapmak istediği daha çok projenin olduğunu düşünüyorum. O yüzdendir ki Ankara umarım bu değerli bürokratını daha fazla dışarda kalmasını istemez Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu değerli bürokratını yanına çeker. Ne güzel ne güzel….