AK Parti'li Çelik, Adana'da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu: (1)

AK Parti'li Çelik, Adana'da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu: (1)

ADANA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İlk defa bir Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi Türkiye'nin milli güvenliği açısından zorunlu olan tezkereye 'Hayır' dedi. Bu tezkereler olmasaydı ne olacaktı, Türkiye'nin Suriye sınırında bir terör devletçiği kurulacaktı." dedi.

Çelik, Adana'nın Kozan ilçesi Hurmalı Konak'ta AK Parti il ve ilçe yönetimi, gençlik ve kadın kollarının katılımıyla gerçekleştirilen teşkilat toplantısına katıldı.

Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, tezkereye "hayır" oyu verilmesini eleştirdi.

CHPnin tezkereye "hayır" oyu vermesinin siyasi hayatımıza olumsuz bir örnek olarak geçecek gelişmelerden biri olduğunu değerlendiren Çelik, şöyle devam etti:

"Çok geçmiş yıllarda CHP ile pek çok konuda anlaşmazlığımız olmasına rağmen geçmişte hiçbir Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi Türkiye'nin milli güvenliği açısından elzem olan tezkereler konusunda olumsuz bir tavır takınmamıştı. İlk defa bir Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi Türkiye'nin milli güvenliği açısından zorunlu olan tezkereye 'Hayır' dedi. Bu tezkereler olmasaydı ne olacaktı, Türkiye'nin Suriye sınırında bir terör devletçiği kurulacaktı. PKK'nın Suriye kolu olan YPG/PYD terör örgütü ve DEAŞ terör örgütü sınırımıza dayanmıştı ve orada fiili bir yönetim kurmak üzereydi. Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliğiyle başkomutan olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine emir vermesiyle Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı harekatlarıyla Türk ordusu o bölgelere girdi ve o terör devletçiği kurmak isteyenlerin bütün hesaplarını alt üst etti. O fiili oluşumları darmadağın etti. Sınırımızdan hem PKK/YPG terör örgütünü hem de DEAŞ terör örgütünü söktü attı. TSK'ye bu yetkiyi veren bu teröre karşı mücadele iradesini gösteren şey işte bu tezkerelerdir. Tezkerelere 'Hayır' dediğiniz zaman sınırımızda terör devletçiği kurmak isteyenlere bir rüşvet vermiş oluyorsunuz. Onların istismar edeceği bir zemin oluşturmuş oluyorsunuz. Yüce Meclis bir kere daha tarihi sorumluluğunu yerine getirerek netice itibarıyla CHP'nin 'Hayır' demesine rağmen tezkereye 'Evet' demiştir."

Çelik, tezkereyle TSK'ye, "Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarına mücavir bölgelerde topraklarımıza mütecaviz bir şekilde yaklaşmaya çalışan, devletimizin ve milletimizin hukukunu zedelemeye çalışan her türlü terör örgütüne karşı tavizsiz, kararlı ve bedeli ne olursa olsun bu mücadele yürütülecektir" yetkisinin bir kere daha verildiğini hatırlattı.

Herhangi bir siyasi partinin tezkereye "Hayır" demesinin sadece ve sadece Türkiye'nin milli güvenliği konusunda bir hassasiyetinin olmaması anlamına geldiğini dile getiren Çelik,"Bu olmadığı zaman, sınırımızda terör devletçikleri fiilen oluştuğu zaman, bu Türkiye'nin milli güvenliğini doğrudan tehdit edecektir. Dolayısıyla TSK'ya verilen bu yetki esasında Türkiye'nin geleceğini korumak, Türkiye'nin bugününü korumak açısından, vatandaşlarımıza, askerimize, polisimize saldıran demokratik hukuk devletini lav etmek isteyen her türlü terör oluşumuna karşı mücadelenin kararlılığını gösteriyor." diye konuştu.

-"Kandil'i darmadağın etmek isteyen bir irade varsa o zaman tezkereye 'evet' derdi"

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, tezkereye "Hayır" demelerine rağmen, "Kandil'i darmadağın edeceğiz" sözleriyle ilgili de şunları söyledi:

"Kandil'in en çok yatırım yaptığı yere, fiili bir devletçik oluşturmak üzere yatırım yaptığı yere dönük TSK'ye verilecek yetkiye 'Hayır' diyorsunuz, ondan sonra da 'Kandili darmadağın edeceğiz.' diyorsunuz. Bu çelişkinin iki sebebi olabilir, biri çoğu kez yaptıkları gibi şuursuz bir şekilde karar aldılar. Bunun ne anlama geldiğini iş işten geçtikten sonra anladılar, tezkereye 'Hayır' demenin utancını Türk siyasi tarihine geçmiş bu cürmü kapatmak için 'Kandili darmadağın edeceğiz' gibisinden sahte bir iddiaya sığınmış oluyorlar. Bunun adı siyasette iki yüzlülüktür. Kandil'i darmadağın etmek isteyen bir irade varsa o zaman tezkereye 'Evet' derdi. Arkasından bu cümleyi söylediği zaman herhangi bir siyasi ikiyüzlülük ortaya çıkmaz ya da bir çelişki ortaya çıkmazdı. Ama Kandil'in doğrudan yönettiği, doğrudan elemanlarla beslediği ve kendisinin bir kolu olan YPG/PYD terör örgütüne geçmişte ne demişti bunlar, 'Onların Türkiye'ye karşı bir saldırganlığı olacağını düşünmüyorum.' demişlerdi. Peki, bu iddia doğru çıktı mı? Hayır. Aylar boyunca Türkiye'ye dönük her türlü mütecaviz eyleminin arkasında bunlar oldular. Eğer Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekatları olmasaydı o zaman bizzat sınırımızın dibinde bu oluşumu gerçekleştireceklerdi. Eğer Suriye'nin içine girerek 30 kilometre derinlikte ve daha uzağında TSK bu mücadeleyi vermeseydi, Türkiye'nin güvenlik derinliğini sağlamasaydı bir müddet sonra bu terör Adana'ya Mersin'e Gaziantep'e Osmaniye'ye Kahramanmaraş'a gelecekti."

Bu mücadelenin ne kadar haklı, ne kadar doğru, ne kadar meşru olduğunu görmek için uzman olmaya gerek bulunmadığını ifade eden Çelik, "Bu utanç, bu cürüm bir siyasi partinin alnından hiçbir zaman silinmeyecek utanç verici cürümdür. Eminim ben şu anda CHP'ye destek veren, değerli vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin arasında bir anket yapılsa bu tezkereye hayır siyasetine yüzde 100 karşı oldukları ortaya çıkar. CHP'nin tabanındaki kardeşlerimiz de Türkiye'nin milli güvenliği konusunda yüksek hassasiyete sahiptir." sözlerine yer verdi.

(Sürecek)