14622,27%-0,60
43,05% 0,04
50,36% 0,14
6106,52% -0,85
10074,83% -0,91
Amerika Birleşik Devletleri, kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda dünyanın birçok bölgesinde sürdürdüğü savaş ve müdahale politikalarına bir yenisini daha ekleyerek 2 Ocak tarihinde Venezuela’ya yönelik doğrudan askeri saldırı ve bombalama gerçekleştirmiştir.
Venezuela halkına karşı başlatılan bu saldırılar derhal son bulmalıdır.
ABD emperyalizmi, “uyuşturucuyla mücadele” ve “demokrasi” söylemlerinin ardına gizlenerek yürüttüğü kuşatma ve ablukayı bugün açık bir askeri saldırganlığa dönüştürmüştür.
ABD öncülüğünde yürütülen askeri, siyasi ve ekonomik müdahaleler; halkların kendi kaderini tayin hakkını, egemenlik ilkesini ve uluslararası hukuku açık biçimde ihlal etmektedir.
Birleşmiş Milletler’in Kurucu Şartı’nda yer alan uluslararası barış ve güvenliğin korunması, insan haklarına saygı, insani yardımın güvence altına alınması ve hukukun üstünlüğü ilkeleri sistematik biçimde yok sayılmaktadır. Bu hukuksuzluk karşısında BM’nin ve uluslararası toplumun sessiz kalmaması; emperyalist müdahalelere karşı açık ve kararlı bir tutum alması tarihsel bir sorumluluktur.
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırıları yalnızca askeri müdahalelerle sınırlı değildir. Yaptırımlar, ambargolar, ekonomik kuşatma ve siyasal istikrarsızlaştırma politikalarıyla yürütülen çok boyutlu bir emperyalist saldırı söz konusudur. Bu politikaların hedefinde Venezuela’nın başta petrol olmak üzere doğal kaynakları, enerji altyapısı ve kamusal birikimi bulunmaktadır. Sağlık, barınma, beslenme ve insanca yaşam hakkı, bilinçli olarak yaratılan kriz ve savaş koşulları altında sistematik biçimde ortadan kaldırılmaktadır.
Latin Amerika’yı yeniden emperyalizmin “arka bahçesi” haline getirmek isteyen ABD, Venezuela’yı kuşatarak halkın kazanımlarını yok etmeye çalışmaktadır. Bu girişim açık bir işgal niteliği taşımaktadır. Bu saldırılar, yalnızca Venezuela’nın değil, bölgedeki tüm bağımsız ve demokratik hareketlerin karşısına konulan bir tehdittir.
Unutulmasın ki savaşlar ve askeri müdahaleler hiçbir zaman halkların değil; sermayenin, silah tekellerinin ve çokuluslu şirketlerin çıkarlarına hizmet etmektedir. Venezuela’da yaşananlar bu gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. Emperyalist saldırılar sonucunda savaş baronları servetlerini büyütürken, bedeli emekçiler, yoksullar ve halklar ödemektedir. Emperyalizm; yoksulluk, göç, yıkım ve ölüm üreten bir tahakküm düzenidir ve bu düzenin en büyük mağdurları doğrudan halklardır.
Bu nedenle bir kez daha altını çiziyoruz; savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, sömürüye karşı emeği ve emperyalizme karşı bağımsızlığı savunmak tarihsel bir sorumluluktur. Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğumuz; emperyalizme, savaşa ve her türlü dış müdahaleye karşı barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesinin kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. 06.01.2026
TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu