Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen personel taşıma ihalesi, sonuçların açıklanmaması ve beraberinde getirdiği "kartelleşme" iddialarıyla kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Beş firmanın katılım gösterdiği ihalede en düşük teklifi veren iki isimden birinin, aynı zamanda Servisçiler Odası Başkan Adayı olan Saim Sarı olması, tartışmaları kurum dışına taşıyarak esnaf camiasına sıçrattı.
Normal prosedür gereği ihale sonuçlarının çoktan ilan edilmesi gerekirken, Orman Bölge Müdürlüğü'nün sessizliğini koruması "İhale neden açıklanmıyor?" sorusunu gündeme getirdi. İhalede en düşük teklifi veren Saim Sarı ve Hüseyin Baydar'ın dosyaları bekletilirken, sürecin perde arkasındaki geçmişe dönük detaylar ise dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
Sürecin geçmişine bakıldığında, 2013 yılında Servisçiler Odası tarafından yürütülen bu taşıma işinin, o dönem oda yönetiminde bulunan Saim Sarı'nın kendi firmasına geçmesiyle dengelerin değiştiği görülüyor. O tarihten itibaren ihale şartnamelerine eklenen "5 adet C plakalı öz mal" şartı ve katı model kriterleri, sermayesi güçlü olanın önünü açarken, küçük esnafın ve hatta Esnaf Odası'nın ihalelere girmesini imkânsız hale getirdi. Nitekim 2014 yılında oda yönetimini devralan Süleyman Şahin, bu şartlar nedeniyle odayı ihalelere sokamamıştı.
Bugün gelinen noktada, servisçi esnafı zaten ekonomik zorluklar ve sektördeki daralma ile mücadele ederken, "öz mal" şartı gibi kısıtlamalarla ihalelerin belirli ellerde toplanması "kartelleşme" tepkilerini de beraberinde getiriyor. Oda başkanlığına aday olan bir ismin, kendi ticari alanlarını genişleten bu sistemi sürdürmesi, esnaf nezdinde "Servisçiye destek mi, yoksa darbe mi?" sorusunu sormaya itiyor. Gözler şimdi hem Orman Bölge Müdürlüğü'nden gelecek resmi açıklamada hem de bu tartışmaların gölgesinde sandığa gidecek olan esnafın vereceği kararda.