
Orta Doğu'daki savaşa dünya kilitlenmiş durumda.
ABD ve İsrail'in saldırılarına karşılık olarak Körfez ülkelerindeki ABD üslerini vuran İran, Hürmüz Boğazı'nı da kapattı.
Bu durum ise tüm dünyayı olumsuz etkiledi. Özellikle Brent petrol fiyatlarında yükselmelere neden oldu.
TRUMP'TAN "KOALİSYON" ÇAĞRISI
ABD Başkanı Donald Trump da Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere kurulacak bir deniz koalisyonu eşliğinde geçiş sağlayarak bu duruma çözüm getireceğini belirtti.
Ancak bunun için yardıma ihtiyacı olduğunu da belirten Trump "İran'ın icabına baktık ama Hürmüz için yardım gerekiyor. Biz petrolümüzün yüzde 1'inden daha azını bu boğazdan alıyoruz. Bazı ülkeler çok daha fazlasını alıyor: Japonya yüzde 95, Çin yüzde 90 ve Güney Kore yüzde 35. Bu yüzden onların gelip boğaz konusunda bize yardımcı olmalarını istiyoruz" dedi.
Trump'ın bu çağrısı ise beklenilen ilgiyi görmedi.
İNGİLTERE VE DANİMARKA ILIMLI YAKLAŞTI
Çağrıya 10 ülke sessiz kalırken, 5 ülke ret yanıtı verdi.
Trump'ın deniz koalisyonu çağrısına yalnızca İngiltere ve Danimarka ılımlı şekilde yanıt verdi.
AÇIKLAMA YAPMAYAN ÜLKELER
*Çin
*Kanada
*Güney Kore
*Avusturya
*Hollanda
*Çekya
*Macaristan
*Slovakya
*Yunanistan
*Avrupa Birliği (AB)

REDDEDEN ÜLKELER
*İspanya
*Almanya
*İtalya
*Avustralya
*Japonya
*Fransa
MACRON: FRANSA KESİNLİKLE KATILMAYACAK
Konuyla ilgili açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron,Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına yönelik koalisyon oluşturulmasını talep ettiği bir dönemde, "Biz çatışmanın tarafı değiliz, bu nedenle Fransa, mevcut bağlamda Hürmüz Boğazı'nın açılması veya özgürleştirilmesi operasyonlarına kesinlikle katılmayacaktır." dedi

ALMANYA BAŞBAKANI MERZ'DEN RET
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "Şu anda deniz yollarının askeri olarak korunması konusunda düşünmek için bir neden görmüyorum." dedi.
İSPANYA: GEMİ GÖNDERMEYECEĞİZ
İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, tüm ülkelerin kararlarına saygı duyduklarını ancak İspanya'nın şimdilik Hürmüz Boğazı'na hiçbir gemi göndermeyeceğini açıkladı.
İTALYA: HÜRMÜZ'DE ASKERİ OPERASYONA DAHİL DEĞİLİZ
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, "Hürmüz'de askeri operasyonlara dahil değiliz. Hiçbir Avrupa ülkesi, Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyonlara dahil olma isteğini dile getirmedi." diye konuştu.
İNGİLTERE HER SEÇENEĞİ DEĞERLENDİRDİĞİNİ AÇIKLADI
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile ABD Başkanı Trump, dün yaptıkları telefon görüşmesinde, dünya çapında maliyetlerin artmasına neden olan küresel deniz taşımacılığındaki aksaklıkları sona erdirmek için Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının önemini ele aldı.
İngiltere Enerji Güvenliği ve Sıfır Emisyon Bakanı Ed Miliband, ülkesinin, önemli petrol geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için "her türlü seçeneği" değerlendirdiğini açıkladı.

YUNANİSTAN'DAN "İSTİŞARE" MESAJI
Yunanistan Başbakan Yardımcısı Kostis Hacidakis, Hürmüz Boğazı'ndaki ve Orta Doğu'daki durumun ekonomik sonuçlarını, diğer AB ülkeleriyle inceleyip bu doğrultuda kararlar alacaklarını kaydetti.
AVUSTURYA, MACARİSTAN, ÇEKYA VE SLOVAKYA SESSİZ
Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya'dan ise Hürmüz Boğazı'ndaki pozisyonlarını belirtecek net bir açıklama yapılmadı.
Avusturya, İran'a yönelik saldırılar sonrası "diplomasi" çağrısı yaparken, Macaristan ve Slovakya, petrol sevkiyatındaki aksama nedeniyle Drujba boru hattı krizine odaklanmış durumda.
Çekya'da ise yeni hükümet, savunma harcamalarını artırma niyetini açıkladı ve bunun ekonomi baltalanmadan yapılması gerektiğini vurguladı.
AB'DEN KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİ BENZERİ BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözümün mümkün olup olmadığını görüştüklerini bildirdi.
Konuyu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'le ele aldıklarını aktaran Kallas, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının etkilerinin sadece enerjiyle sınırlı olmayacağını, gübre tedariki açısından da ciddi problem yaratabileceğini dile getirdi.
Kallas, "Eğer bu yıl gübrede kıtlık yaşanırsa, bunun sonucu gelecek yıl gıda yetersizliği olabilir." dedi.